Ufuk Bey ve Karım

“Aşkım, sen burada oyalan, ben Ufuk beyin yanına gidip bir merhaba demek istiyorum” dedi Gül… Yanıtımı beklemeden elindeki viski kadehiyle uzaklaştı. Hoşlanmamıştım bu işten… Tedirgin gözlerle havuz kenarındaki gruba doğru kalçalarını kıvırarak ilerleyen seksi karımı izledim.
Gül, benim 28 yaşındaki, ince belli, dolgun kalçalı, koca memeli seksi karım… Seksapelini karşılaştığı her erkeğin gözüne sokan karım… Hırslı, sekse düşkün, her istediğini elde etmek için çalışan, erkekleri kendine mıknatıs gibi çeken karım… Yedi yıldır evliyiz ve evliliğimizin ikinci yılından beri bu sekse düşkünlüğü nedeniyle başka erkeklere yöneldi benim seksi karım…
Fantezi diye başlayan birkaç kez yaşadığı gecelik ilişkilerden sonra daha kalıcı sevgililere yöneldi. Maalesef flört döneminden itibaren korkunç zevkleri tattıran, bir uyuşturucu gibi kanıma işleyen bu orospu, beni de kendine uydurdu, ortama alıştırdı baştan itibaren…
Ben de karımın bu yasak ilişkilerinden zevk alan, ilişki kurmasına yardımcı olan sapık pezevengin biri olup çıktım zamanla… Erkek pezevenk ruhlu, karısı azgın bir orospu olunca doğal olarak çok uyumlu bir hayatımız var. Bazen dışarıda buluşur erkekleriyle, bazen evde birlikte olur, ben de buna kolaylık sağlar, hatta katılırım.
Karım bir yıl kadar önce babasının arkadaşlarından Ufuk beye ilgi duyduğunu söyledi. Ufuk bey 50 yaşında, iri yarı, hafif göbekli olmasına rağmen kendinden emin, güçlü görünüşüyle oldukça etkileyici birisi…
Ufuk Bey’in doğuda büyük bir halı fabrikası var ama şirketinin merkezi burada, bizim oturduğumuz semte yakın… Karımdan bir kaç yaş daha büyük, çok güzel ve bakımlı bir karısı var. Buna rağmen kayınpederimden onun başka kadınlarla ilişkisi olduğunu duyduk.
Karım allem etti, kalem etti, bir şekilde Ufuk beyin şirketinin halkla ilişkiler biriminin düzenlediği bu geceki havuz partisine bizi de davet ettirdi. İşte şimdi de ne tür bir plan yaptıysa onu uygulamak üzere, üzerindeki varla yok arası, dekoltesi bol, vücudunu saran, tüm kıvrımlarını ortaya çıkaran, eteği kalçasının hemen altında biten simsiyah gece elbisesiyle, on santimlik iskarpinlerinin üzerinde kırıtarak avının yanına gidiyordu.
Bir süre havuzun etrafındaki küçük gruplara elimdeki içki kadehiyle takılarak, orospu karımı uzaktan izleyerek oyalandım. Karım ne yapıp edip adamla yalnız kalmayı becerdi sonunda… İkili bir süre birbirlerine gülümseyerek konuştular.
Karım bir yandan konuşuyor, bir yandan konuşmasının arasında adamın koluna, eline dokunuyor, arada şuh kahkahalarla gülüyordu. Adam konuşurken de karım gözlerini süzerek, içine düşecek gibi onu dinliyordu.
Yanıma tepsiyle gelen garsondan elimdeki boş kadehi dolusuyla değiştirmek için bir anlığına gözlerimi onlardan ayırdım. Tekrar döndüğümde ikisi de ortadan kaybolmuşlardı. Sağa sola bakındım, dolaştım, karımı aradım her yerde… Yoklardı… Sırra kadem basmışlar ikisi de…
“Biliyor musun, ne oldu?”
Sonunda yarım saati aşan bir zaman sonra ben kokteyl barının önünde oyalanırken karım yanıbaşımda bitmiş, heyecanla bu soruyu soruyordu bana…
Dönüp ona baktım. Yanakları kırmızılaşmış, dudaklarındaki ruj tazelenmiş, sakarya escort elbisenin omuz askısı altındaki irice bir morluğu saklayamaz vaziyetteydi. Karımı tanıyordum. Bütün belirtiler onun hızlı bir orgazm yaşadığını gösteriyordu.
“Ben sormasam da anlatacaksın zaten…” dedim bir yudum viski çekerek… “Hadi anlat bir an önce de merakta bırakma insanı… Ne yaptınız?”
“Ona hayran olduğumu, çok beğendiğimi falan anlattım. Biraz uğraştım ikna etmek için ama sonunda beni elimden tutup üst kata, silah koleksiyonunu göstermeye götürdü.”
“Eee? Bu muydu seni heyecanlandıran? Silah koleksiyonunu göstermesi mi? Bu kadar mı?”
“Aptal kocam…” diyerek güldü orospu… “Dinle… Koleksiyon falan yoktu. Kendi silahı vardı bir tek… Kütüphanesinde pantolonundan çıkarıp gösterdi bana…”
“Hassiktiirr…” dedim. “Senin Ufuk efendi çok hızlıymış. Eee, nasıldı bari silahı?”
“Sorma kocacım… Kocaman, heybetli bir silahı vardı. Smokinin pantolonundan çıkardı, önünde diz çöktürüp ağzıma verdi. Nasıl kocaman bir şeydi, anlatamam sana… Yaladım, yuttum silahını… Sonunda ağzıma geldi, nerdeyse bardak dolusu boşalttı. Damlasını kaybetmeden hepsini bir güzel yuttum. Çok memnun kaldı benden… ”
“Eh, istediğin oldu sonunda… Senin patlattığın silah koleksiyonuna bir yarak daha eklendi.” dedim gülerek… Sikimi kaldırmıştı orospu karım… Anlattığı sahne gözümün önünde canlanmıştı adeta…
Biraz daha oyalandık, kokteylin bitimine doğru sakarya escort bayan Ufuk bey diğer davetlileri uğurlarken bizim yanımıza da geldi. Sanki hiçbir şey olmamış, karımı ağzından sikmemiş gibi tokalaştık, bize de güle güle dedi.
Karımın elini biraz uzun ve kuvvetli sıkması, gözlerinin birleşmesi dışında, olayı bilmesem cenabet herifin daha bir saat önce karıma spermlerini yutturduğunu ben bile anlayamazdım.
Karım artık Ufuk beyin arzusuyla yanıp tutuşuyordu. Telefon edip onunla konuşmak istiyordu ama çekiniyordu. Arasam mı, aramasam mı, ayıp olur mu? Başımın etini yedi durdu. Sonunda dayanamadım,
“Karıcığım… Adamın yarağını ağzına almışsın, taşaklarındaki dölleri yalayıp yutmuşsun, daha ne çekiniyorsun Gül? Ara gitsin. Ne olacak, en fazla siktiri çeker. Adam para babası, ona orospu çok, benim seksi karıma da erkek çok…”
Karım da cesaretini toplayıp şirket merkezine telefon açtı, sekreterini aşıp adamla konuşmayı becerdi sonunda… Biraz girizgahtan sonra neşesi yerine gelmiş, adamla rahat konuşmaya, gülmeye başlamıştı. Binbir cilveyle adamı bize davet etti. Ufuk bey de bir öğleden sonra gelmeye razı oldu.
O gün karım heyecanından ne yapacağını bilmiyordu. En güzel, en seksi iç çamaşırlarını, adamı bir bakışta vuracak en seksi elbiselerini seçmesine yardım ettim. Harika, bir içim su gibi olmuştu. Bana
”Hadi kocacım, senin gitme vaktin geldi” dedi.
Karısının başka erkeklerle sikişmesinden zevk alan her uslu pezevengin escort sakarya yaptığı gibi talimatına uydum, evden çıkıp karşıdaki kafeye gittim. Pencere kenarında bir masaya oturdum. Yarım saat kadar sonra Mersedesiyle Ufuk bey geldi. Arabasını parkçı çocuklardan birine bırakıp apartmana girdi.
Ben oturduğum yerde, karımı becermek üzere evimize gelen zengin piçinin kapıda kayboluşunu ağzım kuruyarak seyrettim. Bir kaç saat o masada öylece oturdum. Ufuk bey benim evimde, benim yatağımda karıma sahip olurken, döllerini sevgili karıma yuttururken ben bir iki şişe soğuk birayla kendimi oyaladım.
Sonunda Ufuk bey çıktı. Arabasını alıp uzaklaşır uzaklaşmaz fırladım. Evimize koştum. Yatak odamıza girdiğimde yabancı bir erkeğin ter, sperm ve parfüm kokusu girdi ciğerlerime…
Karım darmadağın olmuş, yastıklar bir tarafa, buruş buruş olmuş çarşafları bir tarafa savrulmuş yatağımızda çırılçıplak yatıyordu… Sanki iki insan sevişmemiş de, bomba patlamış gibiydi yatağın içi… Beni görünce yorgun argın, gülümseyerek başını kaldırdı,
“Aşkım, Ufuk harika bir erkek! Kendimi hiçbir erkeğin yanında böyle hissetmemiştim. Kaç defa geldim hatırlamıyorum. Soyunup gelsene yanıma…” dedi.
Hemen soyundum. Biraz önce Ufuk beyin kalktığı, hala sıcaklığını muhafaza eden çarşafları buruşuk yatağa, karımın yanına uzandım. Karım ıslak vücuduyla bana sarılıp,
“Ona, bana ne zaman isterse sahip olabileceğini söyledim. Senin de bunun kabul ettiğini anlattım. Sence bir sakıncası yok değil mi? İşyeri o kadar yakın ki… Öğleden sonraları buraya uğramak ona çok uygun olur. Ayrıca akşamları da aile dostumuz gibi gelir, sen de bizim yanımızda olursan kimse şüphelenmez. Ne diyorsun buna? Mükemmel bir sistem… Değil mi?”
Gül benim de bundan nasıl zevk alacağımı bildiği için kıskanmama ve rahatsız olmama rağmen karşı çıkmayacağımı, şartsız ve koşulsuz evet diyeceğimi biliyordu.
“Evet canım harika olur…” diyebildim sadece… Karım kendisine oyuncak alınmış bir bayram çocuğunun sevinciyle dudağıma bir öpücük kondurdu.
“Teşekkür ederim aşkım. Öyle iyi kocasın ki… Sana minnet borçluyum. Hadi gel sana borcumu ödeyeyim.” diyerek elini sertleşmiş sikime attı. Üzerime çıkıp az önce bir yabancının siktiği amına benimkini yerleştirdi. Kalçalarını titrettirerek, oynatarak beni mahvetti, bir de ben döllerimi akıttım azgın karımın amına…

Genel içinde yayınlandı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir